AB MALİ YARDIMLARI VE TÜRKİYE’NİN İSTİFADESİ
1) AB’nin Dünya Ekonomisi İçindeki Ağırlığı
27 üyeli 480 milyon nüfuslu AB’nin, 11 trilyon euro tutarındaki gayri safi yurt içi hasılası, dünya üretiminin %25’ine tekabül etmektedir. AB’nin dünya ihracatı ve ithalatı içindeki payı da bu civarlardadır. 280 milyon nüfuslu ABD GSYİH’si AB toplamına yakındır. 127 milyon nüfuslu Japonya’nın GSYİH’si ise 3,5 trilyon euro civarındadır. Bu şekilde bu üç blok dünya üretiminin yaklaşık %60’ını ellerinde tutmaktadır. Kişi başına düşen milli gelir ortalaması bakımından ise, AB ortalaması, Japonya’ya yaklaşmışken henüz ABD’nin çok gerisindedir. Bu rakam, 2005 yılı itibariyle AB 25’de 23.200 euro iken, ABD’de 36.660 euro’ya çıkmaktadır . Bu son rakamlar, AB’nin ABD’deki refah seviyesini yakalayabilmesi için, katetmesi gereken daha hayli mesafe olduğunu göstermektedir.
2) Mali Yardımların Varlık Nedeni
AB mali yardımları, Birliğin ortak politikalarının finansmanının sağlanması amacıyla oluşturulmuştur. Finansman sağlanan bu ortak politikalara; tarım politikasını, bölgesel kalkınma politikasını, sanayi-KOBİ politikalarını, araştırma-çevre-ulaştırma gibi politikaları örnek olarak verebiliriz.
AB ekonomik bütünleşmesinin temelinde; “özgürce, dişe diş bir rekabet anlayışı” vardır. Ancak konunun insancıl boyutu, sosyal boyutu da ihmal edilmemiştir. Hep birlikte kalkınma, AB’nin geri kalmış bölgelerinin refah düzeyinin artırılması da, ortak politikaların önemli bir tamamlayıcısı olarak görülmüştür. Bu politikanın uygulaması da, zengin ülkelerden alınıp, fakir ülkelere ve bölgelere yardım şeklinde gerçekleştirilmektedir. Yapılacak yardımların miktarı, ülkelerin ve bölgelerin; ekonomik kalkınmışlığı, nüfusu, işsizlik oranı gibi çeşitli kriterlere göre belirlenmektedir.
Ekonomisi zayıf olan ülkelere öncelikle dağıtılan AB mali yardımlarını, üye ülkeler arasındaki ekonomik kalkınmışlık farklarının giderilmesinde kullanılan çok önemli bir araç olarak görmek gerekir. Bu anlayış zaten Avrupa Topluluklarını Kuran Antlaşma’nın (ATKA’nın, eski adıyla Roma Antlaşması’nın) ilk maddelerinde (Bkz. m. 2, 3 ve Antlaşma’nın Giriş kısmında) ifade edilmiştir. Bu maddeler Topluluğun kuruluş felsefesinin; biraraya gelen ülkelerden güçlü olanın güçsüz olanı ezmesi olmayıp, tam tersine karşılıklı yardım ve dayanışma anlayışıyla uyum içinde kalkınma olduğunu ortaya koymaktadır. Yardımlar daha zayıf durumda olan ülkelere, gümrüklerini kaldırarak pazarlarını serbest ticarete açmanın bir karşılığı olarak yapılmaktadır.
3) Mali Yardımların Büyüklüğü ve Yararlananlar
Bu temel amaca hizmet etmek üzere oluşturulan AB mali yardımlarının 2007 yılı büyüklüğü 127 milyar euro’su hibeler olmak üzere, 180 milyar euro’ya yaklaşmıştır. Bu kredilerin yaklaşık %85-90 civarında hibelerin ise %90-95 civarındaki kısmı üye ülkelere, geriye kalanı da üye olmayan üçüncü ülkelere verilmektedir.
1988 yılında 44 milyar ECU, 2004 yılında 103 milyar euro büyüklüğünde olan bütçe, 2007 yılı itibariyle 127 milyar euro’ya yükselmiştir. 127 milyar euro 27 üyeli AB’nin ilk bütçesidir ve AB 27 toplam GSYİH’sinin %1’ine tekabül etmektedir. Rakamlardaki artış, AB içindeki bütünleşmenin daha ileri boyutlara taşınmasının ve AB’nin büyümesinin bir sonucudur.
Avrupa Birliği Bütçesi’nin hazırlanmasında, daha önce kabul edilen çok yıllı mali planlar esas alınmaktadır. En son kabul edilen Mali Plan, 4. Mali Plandır ve 2007-2013 dönemi içinde kalan 7 yılı kapsamaktadır.
Tablo 1
AB Mali Plan ları Büyüklükleri
Adı |
Dönemi |
Toplam Büyüklüğü
(Milyar Euro) |
1.Mali Plan |
1988-1992 dönemi 5yıl |
264 |
2.Mali Plan |
1993-1999 dönemi 7 yıl |
505 |
3.Mali Plan |
2000-2006 dönemi 7 yıl |
640 |
4. Mali Plan |
2007-2013 dönemi 7 yıl |
862 |
Kaynak: Expansión, Lunes 10 de mayo de 1999; 2007-2013 Mali Planı İçin: SCADPlus: Budget, Towards a new financial framevork 2007-2013,
AT bütçesine ülke düzeyinde yapılan katkılara bakıldığı vakit, iki ülkenin, bütçe toplamının %40 - %45 gibi kısmını karşıladığı görülmektedir. Bu ülkeler bütçenin %25 civarındaki kısmını karşılayan Almanya ile, %20 civarındaki kısmını karşılayan Fransa’dır . İtalya %14.1’ İngiltere %11.9 katkı yapmaktadır. Böylece bütçenin yaklaşık dörtte üçü bu dört ülke tarafından karşılanmış olmaktadır.
Tablo 2
2007-2013 Hibelerinden En Çok Net Transfer
Sağlayan Ülkeler
Ülke |
Tutar (milyon euro) |
Polonya |
59,698 |
İspanya |
31,536 |
Çek Cumhuriyeti |
23,697 |
Macaristan |
22,451 |
Portekiz |
19,147 |
Yunanistan |
18,217 |
Slovakya |
10,264 |
Litvanya |
6,097 |
İrlanda |
815 |
Kıbrıs |
581 |
Kaynak: Expansión, viernes 9 de junio de 2006, p. 39
(Avrupa Komisyonu)
Tablo 3
Türkiye’ye 2006 Yılına Kadar Yapılan Hibe Yardımlarının Bazı Ülkelerle Karşılaştırılması
|
Dönem |
Sağlanan Net Hibe (Milyon Euro) |
Yıl Başına (Milyon Euro) |
Nüfusu Milyon |
Kişi Başına (Euro) |
Türkiye |
1963-2006 (43 yıl) |
2.202 |
51 |
72 |
0.7 |
Yunanistan |
1981-2006 (26 yıl) |
87.500 |
3.365 |
10,5 |
320 |
İspanya |
1986-2006 (21 yıl) |
118.750 |
5.654 |
40 |
141 |
2004’te Üye Olan 10 Ülke |
1990-2006 (17 yıl) |
40.251 |
2.367 |
75 |
31.56 |
2007’de Üye Olan 2 Ülke |
1990-2006 (17 yıl) |
12.000 |
705 |
30 |
22.52 |
Kaynak: Nurettin Bilici, Türkiye - Avrupa Birliği İlişkileri (Genel Bilgiler,
İktisadi-Mali Konular, Vergilendirme), Seçkin Yayınevi, 2. Baskı, 2005, Ankara.
AB’nin Türkiye’ye kararsız bakmasının en önemli nedenlerinden birini mali yardımlar oluşturmaktadır. Yukarıdaki tablo mali yardımlarla ilgili olarak AB’nin Türkiye’ye karşı adaletli davranmadığını göstermektedir.
2007 yılından itibaren başlayan 7 yıllık dönemde Türkiye 11.468 milyon euro tutarındaki pastadan pay almaya çalışacaktır. Bu kaynaktan halen aday ülke konumunda bulunan; Türkiye, Hırvatistan, Makedonya yanında, potansiyel aday ülkeler olan Arnavutluk, Bosna-Hersek, Sırbistan ve Karadağ’ın da yararlanması öngörülmüştür. Bu pastadan daha çok pay almak yapılacak proje performansına bağlı bulunmaktadır. Bu çerçevede; merkezi, yerel kurumlar ve kuruluşların, odalar, sendikalar gibi sivil toplum kuruluşlarının projeleri desteklenecektir. Proje üretme konusunda Türkiye’nin sıkıntı yaşadığı bilinmektedir. Bu bakımdan ciddi bir “proje üretim seferberliği”nin başlatılmasına ihtiyaç bulunmaktadır.
Rakamlar satınalma gücü paritesine göre yapılan hesaplamaları ifade etmektedir.
Bütçeden sağladıkları transferler düşüldüğü vakit, yıllık net katkı tutarları; Almanya’nın 7-10, Fransa’nın 4-6, Hollanda’nın 2-4, İngiltere ve İtalya’nın da 2-3 milyar euro arasında değişmektedir. Bkz. El Pais, miércoles 8 de septiembre de 2004.
|